Dördüncü Ders
Ebeleme oyunu gayet zevkli bir oyundu. Ama bu sefer oyunun tarzı biraz farklıydı. Herkesin ebe olması oyuna değişik bir boyut kazandırdı. Tabi normal olarak tek ebe olan oyunlardaki ebelerin sahip olduğu eziklik, hüzün ortada yoktu. Çünkü ebe olan da biliyordu ki ebeleyeceği kişi de ebeydi. Şu an bu oyun tarzının eğitimde tam olarak nasıl kullanılabileceğini bilmiyorum ama karşıdakinin de ebe olduğunu bilme duygusunun verdiği rahatlık, öğrencinin karşılaşacağı zorlukların sadece kendisinde olmadığını, arkadaşlarının da aynı durumda olduğunu bilmesini sağlayarak birazcık rahatlaması için uygulanabilir.
Kâğıda kümeler çizerek oynadığımız oyun ise yukarıdaki oyuna nazaran daha ciddi ve etkin sonuçları olan bir oyundu. Oyun sonucunda bu kümeleri yaptığımız arkadaşlarımızla özelliklerimizin hayli farklı olduğunu gördüm. Şaşırtıcı olan şey ise bu kişilerle uzun süreli arkadaş olmam ve gayet iyi anlaşmam. Kim demiş ki iki zıt kutup birbirini iter diye! Külliyen yalan… Biz gayet iyi arkadaşlarız. Okulların başladığında yeni oluşan bir sınıf için bu oyunu kullanmak zekice olur diye düşünüyorum. Bunu yaparak öğrencilere arkadaşlık kurmada yardımcı olabileceğimizden eminim.