Designing Educational Play Experiences
Just another WordPress.com weblog

May
31

    Son dersimizi işledik ve arkadaşlarımız mükemmel oyunlar hazırlamışlar. Bu son ders benim için eğlenceli olmasına rağmen birazda buruk geçti. Sebebi de bizim gurubun oyunu en son oynandı ve o sıralar sınavım olduğu için katılamadım. Ama arkadaşlardan öğrendiğim kadarıyla bizim oyunda baya başarılı geçmiş.

Bu yazımda iki oyundan bahsetmek istiyorum birincisini benim bölümümle alakalı olduğu için diğerini de çok başarılı bulduğum için seçtim. Sun shine grubunun oynattığı oyun yani kimya ile alakalı oyun gerçekten çok güzeldi. Yazılan bir yer değiştirme denkleminin öğrenciler tarafından gözler kapalı oyun şeklinde uygulanması tekrar açısından çok güzeldi. Bu oyun ile sadece yer değiştirme denklemleri öğretilmekle kalmayıp öğrenciye maddelerin simgeleri, eksi artı yüklü iyonların bağlanış şekilleri ve karmaşık iyonlarında yapısı bir nevi tekrarlatılmış oluyor. Oyun belki eğlence açısından biraz sönük olabilir ama gözlerin kapalı olmasının verdiği tedirginlik ve öğrencilerin ellerinde tuttuğu madde simgelerini kontrol etme telaşı sevk veriyor. Arkadaşlarımı bu güzel oyunları için tebrik ediyorum.

Diğer oyun ise gerçekten tüm oyunlar arasında en başarılı gördüğüm tasarımdı. Grubun ismini şuan hatırlamıyorum ama dersteki herkes ceza olarak hayvan sesi çıkarma veya müzikle dans etme cezaları verilen oyun dersem kolayca hatırlar sanırım. Oyuna katılmadığım için tam olarak içeriğini bilmiyorum. bu aslında şu gerçeği gösteriyor. Katılmama rağmen dışarıdan bir seyirci olarak bu oyunu çok başarılı bulduysam gerçekten oyunda güzel şeyler var diyebiliriz. Oyun da gruplar ve gruplara sorulan bazı şifreli sorular vardı. Bu sorulara cevap veremeyen gruplar çekilişte çıkan veya göre bazı eğlenceli şeyler yaptılar. Oyunu beğenmemin sebebi olarak şunu diyebilirim: oyun her seviye için çok kolay uygulanabilecek akıcı eğlence dozu çok yüksek eğitsel açıdan her konuya sorulan sorula göre uygulana bilecek bir oyun olarak gözlemledim. Arkadaşlarımı ayakta alkışlıyorum.

May
24

    Şu an çok gerildim çünkü yarın bir sınavım var, harıl harıl çalışırken bu yazıyı yazacağım aklıma geldi. Biraz geç yazıyorum ama olsun.

Geçtiğimiz haftayı değerlendirmek gerekirse çok güzeldi. Bazı gurupların güzel çalışmalarını izledik. Özellikle koordinat düzlemini işleyen arkadaşlar çok başarılıydı. Oyunun akıcılığı ve eğlendirici yanı olması en çok dikkat çeken noktasıydı. Hem düşündüren hem de öğreten bir yapısı vardı. Tabi ki oyun sonunda aldığımız ödüllerde oyunun tadına tat kattı.

Alper arkadaşımızın grubunun oynattığı oyunun da eğitsel açıdan çok mantıklı ve gayet başarıya ulaşabilecek bir oyun olduğu kanısındayım. Ama eğlence açısından eksik yanlarının olduğunu ve oyun içindeki kişilerin sadece zamanı geldiğinde kendine ait hayvan sesini çıkarmaktan başka yapacakları bir işin olmadığını fark ettim. Bu oyun geliştirildiğinde eminim tüm oyunların arasından iyi bir derece alır.

Son grubun oyunu hakkında yorum yapmak istemiyorum. Zaten sıcak bir ortamda oyun oynandı. Yeterince insanlar gerildiler ve birde kendilerinin otomatik savunma mekanizmaları bu durumu iyice ateşledi. Herkes kötü ya da iyi yorum yapabilir ve bu yorumlara da karşılık vermek çok doğal bir haktır. Ama üsluba çok dikkat etmek gerekir diye düşünüyorum. 

May
11

        Güzel ve zevkli bir haftayı daha geride bıraktık. Oynadığımız zıp oyunu sanırım sınıfta en çok bizim gurubu memnun etmiştir. Haftaya yapacağımız proje sunumu için güzel bir demo oldu. Buna benzer bir oyunu fiziğin bir konusunu anlatmak için kullanacağız. Bu yüzdende bu oyunu eğitsel açıdan şimdilik değerlendirmekten vazgeçtim çünkü eğitimde etkisinin olup olmadığı sınıfta beraberce uygulamasını yapıp göreceğiz.

 

        Gerçeği söylemek gerekirse ilk başta bu tarz bir oyun kullanacağımız için baya endişe içine düşmüştüm. Kötü bir fikir ve kesinlikle etkisiz olur düşüncesindeydim. Ama bu hafta sınıfta yaptığımız kısa bir demo sayesinde baya eğlenceli olduğunu ve uygulamanın da baya rahat olacağını gördüm. Asıl korkum bu tarz oyunların lisedeki öğrencilere bir düzen sağlatıp yani otoriteyi ele geçirip oynatabilmekti. Gördüm ki bu korkular yersiz ve oyuna bir başlandığında her şey düzenli bir şekilde akıp gidecek.

May
10

        Derste az kişi vardı ama güzel zaman geçirdik. Oynanılan oyunlar harikaydı. Mikrofon kontrol oyununda biraz daha uğraşsaydık sanırım müzik alanında yeni bir çığır açardık. Tıs sesini cıkaran grubun çok az olması onların çıkardığı sese bir doğallık kattı, çünkü azdılar ve ses sönük geliyordu. Derste öğrencilerin yorgunluklarını üzerlerinden atmaları için ve çevresindekilere uyum sağlama özelliklerini geliştirmeleri için uygulanabilir.

 

        Cihan arkadaşımızın oynattığı elle diğer arkadaşı kontrol etme oyununu çoğu kişi biliyordu sanırım, ama ben yeni duydum. Güzel yaratıcı ve haz veren bir oyun olarak değerlendirebilirim onu. Tabi sorun var o da sınıfta konuştuğumuz gibi kontrol edilenin sürekli öyle kalması. Ben kontrol ediliyordum, o elden o ele geçiyor sürekli değişen elleri izliyordum. Nazik eller, ojeli eller, tüylü eller, kaba eller sürekli beni kontrol etti ve belli bir süre sonra sıkıldım. Burada şöyle bir yöntem olabilir. Eğere kontrol eden kişi oyun sırasında gülerse kontrollü kaybedip kendisi kontrol edilen olabilir. Bildiğimiz gibi gülme faktörü insanın o sıradaki uğraşından uzaklaşmasına neden olur. Bunla iki kişinin de kontrol eden ve edileninde bir uğraş içerisinde olmalarını sağlayabiliriz. Kontrol edilen zaten dengesini kurup arkadaşının elini takip etmesi gerekiyor ve konsantre olma yeteneğini kullanmalı. Diğer yandan da gülmeme zorunluluğu olan kişide sabırlı olma konusunda dikkatli olmak zorunda. Yani bir nevi o da kendini kontrol etme mekanizmasını kullanması gerekecek.

Nis
26

        

        Dersin ikinci bölümüne Gebze’ye gitmek zorunda olduğum için katılamadım, bu yüzden o kısımlarda neler yapıldığını pek bilmiyorum ve açıkçası çok merak ediyorum çünkü bazı yazılarda fotoğraf kelimesi geçiyordu. Umarım yapılan şey hocamızın geçen hafta diğer Sced dersinde yaptığı yaratılık oyunu değildir. O ise çok üzüleceğim çünkü oyunun güzelliğini o dersi alan arkadaşlardan duydum ve aklımdan bizde yapar mıyız acaba diye geçirmiştim.

 

        Derse katıldığım bölüm hakkında ise pek bir şey söylemek istemiyorum, neden derseniz o dersteki çalışmalar bu eğlenceli dersin büyüsünü kaçırdığını düşünüyorum. Çünkü derste yapılanlar dersi diğer klasik ders anlayışının içine soktu. Normal bir proje çalışması gibi geldi bana. Birde bize proje sınırlarını çizen ve taslağı oluşturan gruba geçen hafta yazdıklarımı aynen tekrarladığımı belirtmek istiyorum.   

 

Nis
19

Geçen hafta ki ders işlediğimiz binayı ve özellikle koltuklarını çok sevdiğimi belirtmek istiyorum. Uzun süredir böyle rahat koltuklarda ders işlememiştim. Dersin bazı bölümlerinde sanki o sabah kalktığım yatağın sıcaklığını hissettim ve uyumamak için zor tuttum kendimi. Tabi bu binayı da bu ders vasıtasıyla ilk kez gördüğümü de belirtmek istiyorum. Beş senedir hiç yolum uğramamış oraya. Ne tuhaf demi!

 

Nihayet bir grup oluşturuldu ve proje konumuzu öğrendik. Ama konumuzdan hiç memnun olmadığımı söyleyebilirim. Grubumuzda hiç fizik bölümünde olan arkadaşımız yok ve bize de fizik konusu denk geldi. Yatkın olmadığımız konular için yaratıcı olmak ya da şöyle söyleyeyim etkili ve doyurucu bir haz veren bir şeyler üretmek baya zor olacak gibi geliyor. Birde bu konuyu planlayan arkadaşlar gerçekten işlerini biraz baştan sağma yapmışlar. Hadi şunu da koyalım, şu da olsun, şunu da ekliyelim tarzında bir şeyler yazmışlar. Bizden istedikleri kriterleri sanki o an akıllarına hangi eşya gelmişse onu koyarak yaratıcılık beklemişler. “Hıııımmm buldum çiçek olsun, bunu kullansınlar oyunlarında”, gibi. Tamam, onları bir şekilde kullanmaya kullanırız da asıl zorluk konunun genişliğinden kaynaklanıyor. Lise denginde bir sınıf için seri bağlı, paralel bağlı devreler, direnç ve kondansatör koskoca bir ünite diye biliyorum. Bir ünite hakkında oyun kurmak kasacak gibi. Hatta birileri bize bir yıllık plan versin biz genel bir yıllık oyun hazırlayalım! Eğitimde oyunların etkili olmasını istiyorsak kurguyu konuların püf noktalarını, can alıcı noktalarını vurgulamak için yapmalıyız diye düşüyorum, yoksa koskoca bir konu nasıl vurgulansın kısacık bir oyunda ki bu arada oyunun eğlendirici olması gerektiği gerçeğini de işin içine katmalıyız.

Mar
29

Uykulu bir şekilde güne başlamıştım. Sınıfta yaklaşık 15 dakika hocamızı bekledikten sonra işte ders düşmek üzere düşüncesi ve bu düşüncenin verdiği bir mutluluk vardı içimde. Yorgundum üstüne birde quizim vardı. Maalesef bu düşünceler hocamızın geçte olsa gelmesiyle pııırrr diye uçup gitti. Neyse ki yine çok zevkli bir ders oldu. Oynadığımız iki oyunun verdiği tat aklımdaki bu düşünceleri dersin bitimine kadar silmişti bile.

 

İlk oynadığımız oyunda, sınıfta konuştuğumuz gibi çok derin olaylar var. Aslında iki oyunda da bu derinlik söz konusu. Gerçeği söylemek gerekirse o köşelerdeki dört arkadaşın yerinde olmak istemezdim. Kesin orada öylece kalırdım. “şimdi ne yapacağım, hangi hareketi yapsam, bu saçma olur” gibi saçma düşünceler beni iyice gererdi herhalde. Oralardaki arkadaşlar bu işin gayet iyi başardılar. Çokta eğlenceli oldu. Cesaretlerini ve yaratıcılıklarını kutlamak lazım. Düşünüyorum da ilkokulda böyle oyunlar oynamış olsaydım, o yaşlarda aktifliği iyice benimseseydim, şuan bende çekinmeyen, kalabalık ortamlarda rahatça hareket eden biri olurdum. Ya da anaokuluna gitme fırsatım olsaydı her şey çok farklı olurdu.

 

Diğer oyun sanırım daha da stresli, hadi hocalarımız bir şeyler yapmamızı istediğinde mecbur yapıyoruz ama ben kendi isteğimle öne çıkıp sınıfa bazı hareketler yaptıramazdım ki yaptırmadım da zaten. İşte şimdi, ben bu psikolojinin nasıl aşılabileceğini öğrendim ve öğretmen olursam öğrencilerime yavaş yavaş çekingen olmamayı, kısa bir süre içerisinde bir şeyler yaratabilmeyi ve bir grup insanı yönetebilmeyi bu tarz oyunlarla öğretebileceğim

Mar
22

Ebeleme oyunu gayet zevkli bir oyundu. Ama bu sefer oyunun tarzı biraz farklıydı. Herkesin ebe olması oyuna değişik bir boyut kazandırdı. Tabi normal olarak tek ebe olan oyunlardaki ebelerin sahip olduğu eziklik, hüzün ortada yoktu. Çünkü ebe olan da biliyordu ki ebeleyeceği kişi de ebeydi. Şu an bu oyun tarzının eğitimde tam olarak nasıl kullanılabileceğini bilmiyorum ama karşıdakinin de ebe olduğunu bilme duygusunun verdiği rahatlık, öğrencinin karşılaşacağı zorlukların sadece kendisinde olmadığını, arkadaşlarının da aynı durumda olduğunu bilmesini sağlayarak birazcık rahatlaması için uygulanabilir.

 

Kâğıda kümeler çizerek oynadığımız oyun ise yukarıdaki oyuna nazaran daha ciddi ve etkin sonuçları olan bir oyundu. Oyun sonucunda bu kümeleri yaptığımız arkadaşlarımızla özelliklerimizin hayli farklı olduğunu gördüm. Şaşırtıcı olan şey ise bu kişilerle uzun süreli arkadaş olmam ve gayet iyi anlaşmam. Kim demiş ki iki zıt kutup birbirini iter diye! Külliyen yalan… Biz gayet iyi arkadaşlarız. Okulların başladığında yeni oluşan bir sınıf için bu oyunu kullanmak zekice olur diye düşünüyorum. Bunu yaparak öğrencilere arkadaşlık kurmada yardımcı olabileceğimizden eminim.

Mar
15

Bu hafta grup ayarlamaları çok uzun sürdüğü için fazla aktivite yapma zamanımız olmadı. Uzun bir zamanımızı grupları ayırmak için harcadık. Buna  rağmen uygun ve adaletli grupları oluşturamadığımızı düşünüyorum. Bazı arkadaşların da böyle düşündüğünü yüz ifadelerinden ve olumsuz konuşmalarından anlamak hiçte zor olmadı. Kimya öğretmenliği bölümü olarak kalabalık olmamız ve arkadaşların grup dağılımında aşırı seçici olmaları bence bu karmaşıklığın temel nedeniydi. Neyse uzadı biraz, ben aktivitelere geçeyim…

Oynadığımız zincir oyununun verdiği yüksek hazdan ve bünyesinde barındırdığı değişik eğitsel faktörlerden dolayı hayli iyi olduğunu düşünüyorum. Zincir büyüdüğünde zincire dahil olan herkesin, birbirinden aldığı gazla ve oyunun heyecanıyla  koşmaları aklımda kalan en net resim. Belki de kendimin eğlenmesinden çok, başkalarının eğlenmesini, mutlu olmasını izlemek veya sağlamak bana daha çok mutluluk verdiğinden dolayı bu kare aklımda net olarak kalmıştır.  Bu oyundan aklımda kalan birde şunlar var: ebe ilk başta bir kişi idi ve şu gerçek ki genelde ebe olan oyun içinde kötü kişidir. Ebe olmayan kişi sayısı ise hayli fazlaydı. Ebenin bu kadar küçük olmasına rağmen insanların kaçışması ve zamanla yakalanarak ebenin tarafına geçip o zinciri büyültmesini hayatımızda ki bazı olaylara benzettim. Örneğin; kötü bir grubun bir toplumda hızla büyümesi veya kötü bir haberin herkese hızlı bir şekilde yayılmasına benziyor. Bu iki durumda da yayılma hızına en büyük etkisi olan faktörlere değinmek gerekirse bunların; insanların tedirgin olmaları, korkmaları, kendilerini çaresiz ve savunmasız hissetmeleri gibi negatif düşünceleri  olduğunu söyleyebiliriz. İşte bu oyunda da, bu duyguların ebe zincirinin büyümesindeki etkisini gördüm. Sizinde hatırlayacağınız gibi herkes bir oyana bir bu yana koşuşturup dururken birde bakıyorlar kendileri de ebe…

Mar
07

    Bir oyunun iyi bir şekilde oynanabilmesi için çok iyi bir kurgusunun, sürükleyici ve açık bir düzeninin olması gerekir. “Deneyim” adlı oyunun birazcık başarısız olduğunu düşünmekteyim. Çünkü oyun çok da zevvkli değildi. Sadece kafa karışıklığı, sınıfta bir kargaşa ve bu kargaşadan oluşan birazcık eğlence oldu. Oyun temelde belki çok hoştur ama bir insanın o an bazı kısıtlamaların da etkisiyle “deneyim” hakkında kesin ve güzel bir tanımı yoksa oyunun sıkıcılığı baştan belli olur. Yani bende böyle oldu… Keşke kendimizce tanımını yaptığımız kelime daha kolay ve açık olsaydı mesala “ders” gibi.

 

    Burada şunu söylemezsem mahvolurum. Bir anda ortaya çıkan “yerden yüksek” oyunu çok çok daha rahatlatıcı ve eğlenciliydi.

 

    Eğer ikisini eğitim açısından değerlendirmek gerekirse, “deneyim” oyunu hem eğitsel hem de eğlendirici değildi, en azından diğer oyun eğitsel açıdan tartışılır ama gayet zevk veren basit bir oyundu.

 

    “Vampir” oyunu hakkında sınıfta söylenenlere birazcık zıt ve kesin bir yargıyla değişik bir katkı yapan tanımadığım bir arkadaşa kesinlikle katılmaktayım. Bu oyunun verdiği zevk, kazandırdığı herşey tamamen gözlerin kapalı olmasıyla alakalı. Oyun dışında da gözleri kapatmak bu oyunun hissetmemizi amaçladığı hislerin büyük çoğunluğunu hissetmemize yetebilir diye düşünüyorum. Üzülerek bu oyunun düzeninde de hayli aksaklıkların olduğunu belirtmek istiyorum. Alanın darlığı, aşırı kalabalık ve gözlerin hemen açılması oyunun verdiği zevki büyük oranda azalttı.

 

    Hocamızın “bunu söylemezsem mahvolurum” sözünü söyleyerek birkaç kişiye daha söz verme tarzına bayıldım. Çok nazik bir şekilde, yüzlerimizi de gülümseterek konunun kapanacağını bu şekilde belirtmesi hoş ve değişik bir yöntem.

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.